8 Mart 2021’de, ”Dünya Kadınlar Günü” için, bir kez daha Foça Demokrasi Meydanı’ndaydık. Foça Barış Kadınları olarak, Foça Belediyesi, Foça Kent Konseyi Kadın Meclisi, Foça Belediyesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Birimi, Atatürkçü Düşünce Derneği Foça Şubesi, Türk Kadınlar Birliği Foça Şubesi, Eğitim-Sen Foça Şubesi Kadın Komisyonu, Foça Forum ve Yeni Foça Forum ile ortak eylem kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, kadın dayanışmasının gücünü bir kez daha ortaya koyduk.
Öğle saatlerinde Foça Küçük Deniz sahili boyunca dövizlerimizle yürüyerek, hazırladığımız kağıttan kelebeklerimizi kadınlara dağıtarak Foça Demokrasi Meydanı’na geldik. Meydanda, yukarıda adı geçen platformların imzaladığı ortak basın bildirisi Kent Konseyi Başkanı Özlem Temizel tarafından okundu. Foça Belediyesi Başkanı Fatih Gürbüz’ün konuşmasından sonra Müzisyen Gülce Yorgancılar tarafından seslendirilen şarkıları hep birlikte coşku ile söyledik.
2021 Ortak Basın Bildirisi
“1857 yılında, New York’lu kadın dokuma işçilerinin, daha iyi çalışma koşulları için başlattıkları direnişten bugüne, kadınlar, eşitlik, adalet, özgürlük ve barış uğruna tüm dünyada büyük mücadeleler yürütüyor, örgütleniyor, direniyor ve değiştiriyorlar.
Ülkemizde de, kadınlar, hayatın her alanında eşit haklarla var olma ve hayatta kalma kavgasındalar. Her geçen gün artan bir şekilde, kadınlar, kadın cinayetleri, tecavüz, taciz, çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet ile karşı karşıyadır. Son günlerde, gündemde yer aldığı şekli ile, çeşitli nedenlerle göz altına alınan kadınlar, çıplak aranarak hak ihlallerine uğramaktadırlar. Yaşamın tüm alanlarında kadına karşı, siyasi iktidarlar ve erkekler tarafından ayrımcı eril bir dil kullanılmaktadır. Ayrıca İçinde bulunduğumuz pandemi koşulları da, bütün bu sorunların katlanarak çoğalmasına neden olmaktadır.
Kadın Barış ve Güvenlik Endeksi araştırmasına göre, yaşam kalitesinin en yüksek olduğu 167 ülke arasında, Türkiye 114. sırada, Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı 2020 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği raporunda ise, Türkiye 153 ülke arasında 130. sırada yer almaktadır. Bu durum, biz kadınların daha fazla dayanışma içinde olmamızı, örgütlenme ve mücadele etmemizi zorunlu kılmaktadır.
2020 yılında 408 ve 2021 Ocak ve Şubat aylarında ise 37 kadın öldürüldü. Bugün ülkemizde, 10 kadından yaklaşık 4’ü erkeklerin fiziksel şiddetine maruz kalıyor. Biz erkek şiddetine maruz kalmadığımız, taciz ve tecavüze uğramadığımız, öldürülmediğimiz bir ülkede yaşamak istiyoruz. Eğitimde, çalışma yaşamında, siyasette, kısaca yaşamın her alanında eşit haklarla var olmak istiyoruz. Bedenimize, kimliğimize, emeğimize sahip çıkabildiğimiz bir toplumda yaşamak istiyoruz.
Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi olan, İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı yasanın ve bu yasalarla belirlenen cezaların koşulsuz uygulanmasını istiyoruz.
Savaşlarda en büyük acıları, yoksunluk ve yoksulluğu kadınlar yaşıyor. Bu nedenle, biz kadınlar, tüm dünyada savaşa hayır diyoruz. Barışın, eşitliğin, adaletin gerçekleşmesinde kadınların değiştirici, dönüştürücü ve yaratıcı gücüne inanıyoruz.
Siyasi iktidarların ve erkek bakış açısının, kadını eve kapatmaya, kadının hayatını aile içinde tanımlamaya, çocuk, yaşlı, eş bakımı ve ev işleri ile sınırlamaya çalışması karşısında, hayatın her alanında varız ve eşitiz diyoruz. Biz kadınlar dünyanın yarısıyız ve yaşamın her alanının da yarısını istiyoruz.
Evde, sokakta, işyerinde, okulda ve hayatın her yerinde, cinsiyet ayrımcılığına hayır diyoruz. Geceleri de, sokakları da, alanları da istiyoruz.
Biz kadınlar, gücümüzü biraradalığımızdan ve dayanışmamızdan aldığımızın farkında olarak, kadınların insan haklarını engellemeye yönelik her türlü ayrımcılığa, kadına, çocuğa, doğaya ve tüm canlılara uygulanan şiddete, kadın cinayetlerine, emeğimizin, bedenimizin, kimliğimizin sömürülmesine karşı susmayacağımızı, itaat etmeyeceğimizi ve mücadelemize devam edeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz.
Yaşasın Kadın Dayanışması ! Yaşasın 8 Mart !”
