8 Mart günü saat 14:00’de Kavala Kafe’den başlayan yürüyüş ile, sloganlarımız, dövizlerimizle Foça Nihat Dirim Barış ve Demokrasi Meydanı’na vardık. Basın bildirimizin okunması sonrasında, Çat-Lak Sanat Tarlası Tiyatrosu’nun canlı performansını izledik. Son olarak ”kırkyama çalışması” ile etkinliği sonlandırırken, şarkılarımız, türkülerimiz eşleğinde dans ederek, halaylar çektik.
8 Mart öncesi ” İster Foça Moru, İster Foça Karası, İster Nergis Sarısı, İster Gökkuşağı, Rengini Al Gel, Renklerimizle Varız, Tüm Renklere Varız” diyerek çağrımızı yaptık.




Basın Bildirimiz:
Bugün 8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü
Biz kadınlar, 1857 yılında New York’lu kadın dokuma işçilerinin insanca yaşam koşulları için başlattıkları direnişten bugüne, eşitlik, adalet, özgürlük ve barış için tüm dünyada ve yaşamın her alanında yılmadan mücadele ediyor, her 8 Mart’ta olduğu gibi bu yıl da dünyanın her yerinde tek bir ağızdan yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması diyerek meydanlardan haykırıyoruz.
Yaşasın 8 Mart ! Yaşasın Kadın Dayanışması!
Biz Foça Barış Kadınları, barış içinde yaşayacağımız dünyayı kurma mücadelemizden asla vazgeçmiyoruz. Savaş, ekonomik yıkım, göç, doğanın ve insanlığın kültürel birikiminin tahribatı demektir, şiddet demektir, tecavüz demektir. Bu nedenle biz kadınlar ille de barış diyoruz.
Barış Hemen Şimdi!
Biz kadınlar bu 8 Mart’ta, yıllardır güçlü bir mücadele yürüten Türkiye kadın hareketinin, kadının soyadı hakkı için verdiği çabanın lehimize sonucunu kutluyoruz. Kadını doğumdan başlayarak kimliksizleştiren kütük ve soyadı yasasının eril tahakkümünden tümüyle kurtulmak için mücadelemizde kararlıyız.
6 Şubat, deprem felaketinin birinci yıl dönümü. Hala enkaz altındayız, hala kayıp çocuklarımızı arıyoruz. Deprem bölgesinde kadınlar hala temel ihtiyaçlarının karşılanması için yaşam mücadelesi veriyor. Biz kadınlar, afet yönetiminde toplumsal cinsiyet duyarlı faaliyetlerin acilen hayata geçirilmesini istiyoruz.
Depremi rant fırsatına çevirenleri, kayıp çocukları kaybedenleri unutmuyoruz, affetmiyoruz, helalleşmiyoruz.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da ülkemizde kadınlara ve LGBTİ+ bireylere yönelik şiddet ve cinayetler artarak devam etti. Daha bir kaç hafta önce, bu ülkede 24 saat içinde 8 kadın cinayeti işlendi. Kadına yönelik şiddet, insan haklarının temeli olan insan onurunda eşitlik ilkesinin ihlalidir. Tüm devlet kurumları ve yerel yönetimler toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine dayanan yasaları uygulamak, geliştirmek, bu cins kırımı durdurmak zorundadır.
Faili Koruma Yasayı Uygula !
Biz, hayatın her alanında eşitlikten vazgeçmeyeceğiz; kazanılmış haklarımıza yönelik saldırılara karşı koymaya devam edeceğiz. İktidar ortaklarının bugün, Türkiye tarihinin en kadim kadın mücadelesi kazanımı olan Medeni Yasa’yı hedef aldığını biliyor, tüm haklarımıza el koyma çabalarını endişeyle karşılıyor, protesto ediyoruz.
Medeni Yasaya Dokunma !
Erkeğe hızlı boşanma hakkı tanıyacak, kadınlarınsa boşanma sürecini arabulucularla uzatıp kadını erkek şiddetine, sakatlanmaya ve ölüme mahkum edecek tasarıları, nafaka hakkını gasp ederek kadını ve çocukları yoksun, yoksul bırakmayı hedefleyen girişimleri asla kabul etmiyoruz.
Haklarımızın, hayatlarımızın ve hayallerimizin her zaman peşinde olacağız. ÇEDES projeleri ile ana sınıflarına kadar uzanan ellerin laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşma çabalarını, Türk Ceza Kanunu 103’ü değiştirerek çocuğa yönelik her tür cinsel hareketi meşru ve cezasız bırakacak yerli ve milli İŞİD zihniyetini protesto ediyor, bu zihniyete geçit vermeyeceğimizi kamuoyuna beyan ediyoruz.
Yerel yönetim seçimleri gündemdeyken bu konuda da sözümüz var ! Biz kadınlar Foça’da yerel yönetimin demokratik, katılımcı, şeffaf ve denetlenebilir olmasını istiyoruz. Doğayı, kültürel mirası, tüm canlıları koruyucu politikaları önceleyen bir belediye istiyoruz. ”Kadın Dostu Kent Taahhütnamesi”nin hayata geçirilmesini, Foça’daki Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi’nin acilen ihtiyaca uygun şekilde işlevsel hale getirilmesini talep ediyoruz.
Foça’da Demokratik Şeffaf Yerel Yönetim !
Biz Foça Barış Kadınları,
– Dünyanın her yerinde savaşla, yoksullukla, gericilikle ve ataerkil sistemle mücadele eden kadınları
– Deprem bölgelerinde zor koşullarda yaşam mücadelesi veren kadınları
– Cumartesi annelerini
– Cezaevindeki siyasi hükümlü ve tutuklu kadınları
– Agrobay’da, Özak Tekstil’de, diğer iş yerlerinde düşük ücret ve ağır çalışma koşullarına karşı direnen kadın işçileri
– Ve kadın hareketine emek veren tüm arkadaşlarımızı dayanışmayla selamlıyoruz
Yaşasın 8 Mart ! Yaşasın Kadın Dayanışması !